Merkez Akseki Alanya Demre Elmalı Finike Gazipaşa Gündoğmuş
İbradi Kaş Kemer Korkuteli Kumluca Manavgat Serik

HAVA DURUMU

ANTALYA
Adrasan

Adrasan

Tarih 02 Ekim 2011, 19:59 Editör Editör

Adrasan Hakkında

Adrasan, Antalya’nın Kumluca ilçesine bağlı ve 1996 yılında belde olmuş. Çevresi çam ağaçları ile kaplı ilginç bir koya sahip. Karadan denize ters rüzgarlar alıyor ve bu yüzden rüzgar gücünün egemen olduğu geçmiş yıllarda yelkenliler bu koya giremeyip medeniyet izlerini Olympos, Phaselis, Antalya limanlarına taşımışlar. Adrasan ismi Rumca’dan geliyor ve belde yeni adıyla Çavuş köy olarak da tanınıyor. Sırtını Beydağları’na dayamış olan koyun zemini kum ve denizi sığ çevresi ise karayolu olmayan birbirinden ilginç doğal güzelliklerle dolu. Su sporlarına meraklı olanlar için de, eşi bulunmaz bir parkur niteliği taşıyor. Deniz suyu sıcaklığı yüksek ve sezonu uzun yörede, özellikle berrak ve 29 metreye yakın sualtı görüş mesafesine sahip deniz, balıkadam ve sualtı fotoğrafçıları için yeterli şartları oluşturuyor.

Adrasan’ın kapalı koyu, geniş ve uzun bir kumsala sahip. Her yerinden denize girme imkanı var. Koyun karşısındaki Musa Dağı’na bağlı Eliğ, tepesi çökmüş bir deveyi andıran silueti ile ilgi çekiyor. Koyun başında Markız tepesi yer alıyor. Adrasan koyunun her iki tarafından çıkılan orman içi yükseklikler, koyun ne kadar estetik olduğu konusunda fikir sağlayacak güzellikler sergiliyor. Çevre gezilerine meraklı olanlar için Olympos antik kenti, sönmeyen ateşiyle mitolojik dağdaki Yanartaş, en yakın gezi yerleri. Çıralı, Kaş, Demre, Myra, Patara, Xantos, Phaselis ve Antalya ise diğer uğrak yerleriniz olabilir.

Adrasan Koyu, Deresi ve Çevresi Tarifi zor bir atmosfer ayrılmak istemeyeceğiniz bir ortam. Gerçek dinlenmenin tam adresi Adrasan. Antalya, zaten turistlerin olmuş, bir kalabalık, bir sıcak, bir telaş kent içinde yoğrulurken Adrasan Antalya’nın 100 km uzağında huzur, sakinlik, vaat ediyor.

Antalya – Kaş yolu üzerinden ayrılıyor denize doğru 22 km lik yolu kullanarak Adrasan’a iniyoruz. Belde girişine yaklaşırken karşımıza çıkan çınar ağacı pek dikkat çekmese de sola Adrasan Deresi paralelinde denize yaklaşırken bambaşka bir dünya ile tanışıyoruz. Yola gündüz çıkanlar eğer hava karardıktan sonra yöreye ulaşıyorlarsa bu daha da şaşırtıcı oluyor.

 Derenin yol tarafında araç trafiği, otopark imkanı için kullanılırken İstanbul Boğaz köprüsüne benzeyen sistemle kurulmuş olan asma köprüler tesislerin bulunduğu karşı yakaya geçme imkanı sağlıyor. Gerek köprülerin gerekse tesislerin dizaynını gösterir şekilde dizilmiş şerit ampuller farklı bir atmosfer yaratıyor. Denize doğru aktığı belli olmayan Adrasan Deresi içine kurulmuş özel loca teraslar ve çevresinde yüzen ve bir türlü doymak bilmeyen ördekler, kazlar şaşırtıcı bir güzellik sergiliyor. Özel hava akımına sahip dere boyunca esintili hava doğal klima görevi görüp nemi dağıtarak serinlik sağlıyor. Ocak Şubat aylarında yağışların etkisiyle derenin su seviyesi yükseliyor. Bunun dışında kalan zaman içinde ılık bir kış geçirmek isteyen yerli yabancı turistler değişken ve zindelik veren taze havanın keyfini sürüyorlar.

Uzun bir yaz mevsimi olan Adrasan’da anıtlaşmış çınar ağaçları gölgesinde konaklayan tatilciler zamanın büyük bölümünü bahçe, teras ve Adrasan’ın ünlü kumsalı ve denizinde geçiriyorlar. Kumluca ilçesine bağlı Adrasan’ın 2 km’lik kumsalı boyunca koyun sol başı Dere Mevkii olarak anılıyor. Tahtalı Dağları’ndan doğan kaynak suyu bünyesinde levrek, kefal gibi balıklar da barındırıyor. Koyun sağ başı ise otellerin pansiyonların bulunduğu hatta ikinci sokağın da açıldığı yoğun bölüm olarak da dikkat çekiyor. Çevreye ve yürüyüşe meraklı olanlar için trekking alanları bulunuyor.  Mavikent-Gelidonya arasında denizin en haşin anında bile en sakin sığınak yeri olarak ünlenen kumsalı ve plajı ile cazibesini koruyan Oturak Koyu görülebiliyor. Oturak Koyu’ndan yakınlarında Karaöz Mahallesi ile karşılaşanlar Ankaralıların mekanı olarak bilinen 200′e yakın villanın süslediği günübirlik piknik alanlarına sahip bir başka özel koya giriyorlar. Karaöz’ün devamında sahili takip ederek Papaz İskelesi adlı koy çam ağaçları gölgesinde bir başka günübirlik piknik alanı olarak hizmet veriyor. Diğer yandan obaların da yer aldığı Antalya’nın en büyük kıyı şeridi olan Mavikent’te Finike’ye kadar ulaşan 25 km’lik kumsal istikbal vaad ediyor. Adrasan’da düzenlenen faaliyetler arasında dalgıç okuluna kayıt alan öğrenciler, tatile gelenler dalış kursları alabiliyor. Her gün grup dalışları Üç adalar mevkii ile Pırasalı ada ve Sulu ada mevkii’nde 25-30 metrede gerçekleştiriliyor ve öğrenciler kurs sonunda dalış sertifikalarına kavuşuyorlar.

Papaz Koyu’na yanaşan tekneler tuttukları balıkları Reis Balıkçılık firmasına teslim ederken diğer amatör balıkçılar da kayalık mevkiilerde zıpkınla veya oltayla balık iri balıklar yakalayabiliyorlar.
Yörede ki yayla’da yaşayan yörük köylüleri kendi ürettikleri tulum peyniri, tereyağı, kokulu portakal balı ve köy yumurtasını çevredeki turistik tesislere vererek değerlendiriyorlar.

ADRASAN'IN TARİHÇESİ:

Antalya’nın batı bölgesine İğdir denmeye başlandığı dönemde, Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı devleti döneminde kaynaklarda İğdir, İğdir eli/ili, İğdir nahiyesi/kazası adı ile anıldı. XIX. yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı kaynaklarında bölgenin adı “İğdir maa Kardıç” olarak geçmeye başladı. İğdir bölgesi 1864 Vilayet İdaresi kanununun çıkarılışına kadar Antalya kazasına bağlı idi. Bu düzenlemeden sonra İğdir kazasına bağlı köyler önce Elmalı kazasına sonra Antalya kazasına bağlandı. XX. Yüzyılın başlarında İğdir maa Kardıç nahiyesi Kemer ve Kumluca adlarında iki nahiyeye ayrılmıştır. İğdir bölgesinin batı tarafında Kumluca nahiyesi, doğu tarafında ise Kemer nahiyesi kurulmuştur.       

Osmanlı döneminde İğdir bölgesi,  Kemer ve Kumluca topraklarını içine alan geniş bir sahadır. Osmanlı kaynaklarında geçen İğdir Hisar’ı adlı yerin ADRASAN kalesi olduğu konusunda bölge üzerine çalışma yapan Yeniçağ uzmanları görüş bildirmektedir.        Osmanlı Devleti’nde XVI. yüzyıldan itibaren “kaza” idari birim olarak uygulanmaya başlamıştır. Kaza, kadının salahiyet mıntıkası olarak bir iskan yerini değil,  bir bölgeyi gösterir. Kadılar bölgelerinde en önemli iskan yerinde oturduklarından orası kadılık merkezi, kaza merkezi kabul edilir.  Kaza da o iskan yerinin adıyla anılmıştır. İğdir bölgesinde bulunan İğdir Hisarı adlı iskan merkezi XVII. Yüzyılda İğdir kazasının merkezi konumundadır.  XVII. Yüzyılda yaşayan ünlü Türk bilgini Katip Çelebi, 1648 yılında yazmaya başladığı “Cihan- nüma”  adlı eserinde Liva-i Teke’nin içinde İğdir’in de bulunduğu dokuz kazası ve Istanos adlı bir nahiyesi olduğunu kaydeder. Katip Çelebi, doğrudan İğdir kazasını anlattığı kısımda ise  “Antalya garbisinde bir merhale beş-on karyelü bir kazadır. Azim dağlar saib, dahi sengistandır. Deryaya karibdir. Yaylakları ve kışlakları vardır.  Eyyam-ı sayfede küffar korkusundan dağlarda olan karyelere göçerler. Binek dağlarında keçiboynuzu çok olur. Dahi latif inciri ve üzümü olur. Eğneleri nadir ve mütaaleri kerestedir. Ekser halkı çulhadır” demektedir. Aynı yüzyılın (XVII.) ikinci yarısında Anadolu’yu dolaşan Evliya Çelebi,  Meğri  (Fethiye)  ve Finike kalesini gezdikten sonra Kaza-i Eğdir  (İğdir)  dediği Finike ile sınır topraklara geldi. Evliya Çelebi’nin bölge adı olarak kullandığını tahmin ettiğimiz İğdir’in “yolları sarp ve vacibü’s-seyr bir şehri olmamak ile ol semte azimet etmeyüp şark canibine altı saat sarp çengelistan yollar ve beller aşup” Evsaf-ı Kal’a-i Azrasan (Adrasan) ulaşmıştır. Ama seyyahımız altı saat sonra ulaştığı Adrasan adlı yerin İğdir bölgesinin içinde olduğunun farkında değil gibi gözüküyor. Adrasan adlı kaleye geldiği zaman çok yağmur yağdığı için fazla etrafı gözlemleyemediğini söyleyen Evliya Çelebi,  bölge hakkında şunları söylemektedir. “Adrasan kalesinin serdarı ve kethüda yeri yoktur. Adrasan kalesi sarp yalçın kaya üzerine beşgen şeklinde küçük bir kaledir. Sarp kalenin kırk neferatı vardır. Yüksek ve iki kattan oluşan surun dış katı yer yer yıkılmış ise de iç kale çok sağlamdır. Kalenin aşağı varoşu toprak örtülü evlerden oluşan bir mahalledir, camii, hamamı ve hanı vardır. Ayrıca limonu ve turuncu boldur.”  Evliya Çelebi Adrasan kalesinde iken Teke Mütesellimi Çavuşzade Mustafa Ağa’nın Kale (Adrasan) Dizdarı Sefer Ağa’ya muhafazası ve hapsi için bir kaç kanlı ve harami teslim ettiğini gördü. Evliya Çelebi’nin Adrasan kalesi dediği kale Teke Sancağı üzerine çalışma yapan Behset Karaca gibi Yeniçağ uzmanı tarihçiler tarafından İğdir Hisarı olarak tanımlanmaktadır. 1568 yılına ait Tahrir Defteri’nde Elmalı’nın Cami Mahallesinden iki kişinin İğdir Kalesinde hisar-eri oldukları görülmektedir. Teke Sancağı’nda Antalya ve Karahisar-ı Teke (Sillyon,  Yanköy)  adlı kalelerin idari birim olarak kullanıldığından hareketle İğdir nahiyesinin idari yerinin halk arasında Kız Kalesi olarak bilinen ve Osmanlı arşiv belgelerinde İğdir Hisarı olarak geçen yerin olması gerekir.  Adrasan’daki Kız kalesinin kuzey-batı yönünde bulunan kaleye -Çakmak mahallesinde- halk arasında Oğlan Kalesi denilmektedir.         10 Temmuz 1914 tarihinde Padişah Mehmed Reşad’ın onayıyla yürürlüğe giren düzenleme ile İğdir maa Kardıç nahiyesi üçe ayrılıp,  İğdir kısmında Antalya merkez kazaya bağlı Kemer nahiyesi ile Finike kazasına bağlı merkezi Sarıkavak olan Kumluca nahiyesi kuruldu.  Kardıç kısmında Elmalı kazasına bağlı Gödene köyü merkez olmak üzere Kuzca nahiyesi (Gödene, Karaağaç,  Gölcük) kuruldu. Finike kazasına bağlı ve merkezi Sarıkavak olan Kumluca nahiyesine Adrasan, Belen, Yazır, Çıralı Ulupınar, Yeniceköy, Hacıveliler, Savrin (Güzören), Sarıcasu, Ortakiz (Yenikışla), Salur ve Kakaskavakdibi köyleri bağlı idi. Elmalı kazasına bağlı ve merkezi Gödene (Altınyaka) köyü olan Kuzca nahiyesine Karaağaç, Gölcük,  Karacaören, Kuzca ve Kırkdirek köyleri bağlı idi. Günümüzde bu iki nahiyenin köyleri hemen hemen Kumluca ilçesini oluşturmaktadır. 

NASIL GİDİLİRAntalya otogarına ve Kumluca’ya günlük minibüs seferleri mevcuttur. Ayrıca, Antalya - Kemer güzergahını takip edip Phaselis, Tekirova ve Çıralıyı geçtikten hemen sonra Olimpos-Adrasan sapağından sola 23 km sonunda Adrasana ulaşılabilirsiniz. Yada bu sapağı geçerek Bölge trafik amirliğinin yanındaki Adrasan sapağından gelebilirsiniz.



Bu İçerik 3641 defa okunmuştur.

PAYLAŞ


 ARAMA



Detaylı Arama

Adrasan'da Yamaç Paraşütü


  

DUYURU

EN SON EKLENENLER


IP : 3.228.10.17  Online:344 Toplam: 162853                                                                                                                                                                                                                                                      RSS  | Kullanım Koşulları

Copyright © Antalya Rehberi 2006 Tüm hakklari saklidir. Kopyalanamaz çoğaltilamaz